Fıstığın Çığlığı

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Fıstığın Çığlığı
Abone ol
Antep’in kavruk topraklarında bir ağaç düşünün… Yaz sıcağıyla çatlamış toprağın bağrından inadına yeşeren, sabırla filizlenen bir ağaç. Her dalı, her yaprağı, üreticinin alın teriyle beslenir. Üzerinde yetişen fıstık, sofraya gelmeden önce tırnaklarla tek tek ayıklanan, güneşin altında kavrulan, gece gündüz demeden gözü gibi bakılan bir emek simgesidir.

Çiftçi tarlasına adım attığında gözleri önce toprağı yoklar, sonra cebindeki hesabı. Mazot deposu boş, fiyatlar katlanmış; gübre almak ister, bir önceki sezonun iki katı. Sulama deseniz, kuraklık kapıya dayanmış, elektrik faturaları gökyüzünü zorlar olmuş. Böyle bir tabloda çiftçinin aklına ithalat değil, direnmek gelir. Çünkü çiftçi bilir: Toprakla bağı koparsa, yalnızca geçim değil, kök de kaybolur.

Ama ne yazık ki karar vericilerin aklına başka yollar düşüyor: İthalat. Sanki uzak limanlardan gelecek bir gemi, bu toprakların susuzluğunu dindirecekmiş gibi… Oysa ithalat, kısa vadede fiyatı dengeler görünse de uzun vadede üreticinin bağını kurutur. Çünkü üretici, emeğinin değer görmediğini hissettiği an toprağını terk eder. Tarlasını terk eden her köylü, aslında ülkenin geleceğinden bir tuğla söküp alır.

Bir diğer gölge ise stokçuluk. Çiftçi ürününü elinden çıkarır, ama ertesi gün aynı ürün üç katına raflarda. Birileri alın terini ucuza kapatır, sonra karaborsada altın gibi satar. Tüketici fahiş fiyatla karşılaşırken, çiftçi yine boynu bükük kalır. İşte tam burada adalet terazisi şaşar. Stokçuluk yalnızca ticari bir oyun değil; hem üreticiye hem tüketiciye ağır bir yüktür. Bu düzenin adı kısaca sömürüdür.

Gaziantep fıstığı sadece tarımsal bir ürün değildir. Baklavanın inceliğinde kültür, ekonomiye kattığı değerle strateji, sofradaki bereketiyle kimliktir. Her fıstık tanesi, yüz yıllık bir sabrın, emeğin ve kültürün özetidir. Bu değeri ithalatla gölgelemek, kendi tarihini silmek gibidir.

Çözüm aslında apaçık ortada: Çiftçinin borçlarını ertelemek, girdi maliyetlerini hafifletmek, iklim dostu politikalarla üretimi güvence altına almak ve en önemlisi karaborsacılığın gölgesini ortadan kaldırmak. Çünkü çiftçi desteklenirse üretim artar; üretim artarsa sofralar da umutla dolar.

Gaziantep’in fıstığı, Gazianteplinin alın teridir. O alın terini ithalatın gölgesinde ezdirmemek, yalnızca çiftçinin değil, bu ülkenin ortak sorumluluğudur. Unutmayalım: Bir ülkenin bağımsızlığı bazen bir tarlada filizlenen fıstıkta gizlidir. O filiz yeşermedikçe, ne gelecek yeşerir ne de umut…

Anahtar Kelimeler:
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Halı Tasarım Yarışması SonuçlandıÖnceki Haber

Halı Tasarım Yarışması Sonuçlandı

Gaziantep'te 18 Eylül de elektrik kesintisi olacak yerlerSonraki Haber

Gaziantep'te 18 Eylül de elektrik kesint...

Yorum Yazın

Tahmazoğlu kurbanlık fiyatlarını açıkladı 
 Gaziantep'te eğitime afet arası: 2 gün daha tatil
Hasan Öztürkmen’den Gaziantep için Meclis araştırma önergesi: Acilen afet bölgesi ilan edilmeli
Uygur: Türkiye Küresel Yumurta Sektöründe Daha Güçlü Konum Alacak
GAÜN Çocuk Hastanesi’nde “Primer İmmün Yetmezliği Farkındalık Haftası” Etkinliği Düzenlendi
Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkladı: Kurban Bayramı tatili 9 gün oldu
Gaziantep'te fırtına sonrası yaralar sarılıyor
Gaziantep'te aranan 2 bin 162 şahsı jandarma yakaladı
Gaziantep’te Öğretmenlere Promosyon Müjdesi
CHP’li Öztürkmen’den Kılıç’a ziyaret
Gaziantep’te ünlü müteahhidin acı sonu: Araçta Cansız Bedeni Bulundu
Gaziantep’te mide bulandıran olay: Öksüz kızın hayatını karartmışlar 
Gaziantep'teki 'süper hücre' balkon duvarlarını yıktı, camları patlattı
Radoi İlk Mesajını Verdi: “Formayı Hak Eden Kalır”
Gaziantep Sağlık Altyapısına Yeni Hekim Desteği
Gaziantep’te Destek Kararı: Su Baskını Zararları Ödenecek
İMO Şube Başkanı Bulut’tan kritik uyarı
Gaziantep Valisi Kemal Çeber, süper hücre bilançosunu açıkladı
Gaziantep’te fabrikadan yangın: Ekipler anında müdahale etti 
Fırtına felaketi: 1 ölü, 40 yaralı