
MHP Gaziantep İl Başkanı Yard. Doç. Dr. A. Muhittin Taşdoğan başta Türk hekimleri olmak üzere sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutladı. Taşdoğan, Son zamanlarda sağlık haftası olarak kutlanan ve Türk Tarihi'yle aynı kaderi taşıyan bu bayram; anlamlı ve Milli bir bayramdır” dedi.
MHP Gaziantep İl Başkanı Yard.Doç.Dr.A.Muhittin Taşdoğan başta Türk hekimleri olmak üzere sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutladı. Taşdoğan, Son zamanlarda sağlık haftası olarak kutlanan ve Türk Tarihi'yle aynı kaderi taşıyan bu bayram; anlamlı ve Milli bir bayramdır” dedi.
Bu günkü modern tıbbın temelini Türk islam bilimcilerin attığını dile getirenTaşdoğan , “Tıp tarihi her ne kadar Anadolu topraklarında Asklepios'la başlayıp, Hipokrat ile babasını bulmuş da olsa Türk Tarihi içinde de ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Bugün bile, dünyada, çok modern okullarda Avicenna ismi ile öğretileri ve kuralları okutulan İbn-i Sina, tıp biliminin bugünlere gelmesinde ki temel taşlarının en önemlisidir. Türk islam biliminin altın çağlarını yaşadığı o yıllarda İbn-i sina yalnız değildi. İbn-i Nefs , Farabi, Razi gibi daha nice alim, bugün kü modern tıbbın temellerini atıyordu” dedi.
Selçuklu Dönemi’nde de çağın modern tıbbının olduğunu dile getiren Taşdoğan,Selçuklu döneminde de başta Gevher Nesibe' deki hizmetler olmak üzere çağın modern tıbbı, Türk islam coğrafyasında idi. Beyhekim'le beraber çağının zirvesinde tesisler, şifahaneler yurdun dört bir yanında insanlığa hizmet ediyordu. Osmanlının ilk dönemlerinde gelişmeler devam ederken, Avrupa ortaçağ karanlığından çıkıyordu. Dünyadaki gelişmeler Avrupa lehine dönüyordu. Avrupa bilimde yeni buluşlar yeni tedavi yaklaşımları ile hızla ilerliyordu. Osmanlı hayli geride kalmıştı. Bu gelişmeyi yakalamak isteyen Sultan ll. Mahmut yenilikçi uygulamalarına yeni ve büyük bir ekleme yaptı. Hekimbaşı Mustafa Behçet Efendi'nin de katkılarıyla batılı anlamda ilk tıp mektebi olan, Tıphane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire 14 Mart 1827 Çarşamba günü Şehzadebaşı'ndaki Tulumbacıbaşı Konağı'nda kuruldu. Bu kurum ve bu tarih bugünkü modern tıp fakültelerinin ve hastanelerinin birincisi idi” diye konuştu.
Türk Milleti’ni iyi tanıyan hekimlerin bu milletin esir olmayacağını dünyaya ilan ettiğini ve Tıp Bayramı’nın milli bir bayram olduğunu dile getiren Doktor Taşdoğan, “Milletimiz sağlık hizmetinde çok geri kalmış, yeterli sayıda hekim yetiştirememiş, sürekli cepheden cepheye koştuğundan yorgundu. Salgın hastalıklardan muzdaripdi. İyileşmeyen veya zor iyileşen yaralarını saran, kendisi ile hayatın en zor günlerini yaşayan, bir avuç hekimi ve sağlıkçısı ile gönül gönüleydi. Derdi, kederi, çileyi, yokluğu, savaşı hep beraber yaşıyorlardı. Zaman zaman hastalık hekimlerede bulaşıp şehit dahi oluyorlardı.Çileli günler bitmedi gözbebeğimiz İstanbul İşgal edildi. İngiliz askerleri her köşede idi. Gene bir 14 Mart'da; 1919 yılında, İstanbul'da Tıp Fakültesi öğrencileri işgale karşı bir gösteri yaptı. Hocaları da destek verdi. Bu; işgale karşı ilk başkaldırı, kurtuluş savaşının önemli kıvılcımlarından biriydi. Türk Milleti'ni iyi tanıyan hekimler bu milletin esir olmayacağını dünyaya bir kez daha ilan etti.
Güzelim cumhuriyet Türkiyesi'nde ise 14 Mart 1976 yılından beri; Tüm bu nedenlerle tıp hizmetine emek verenlerin sorunlarının tartışıldığı, anıldığı, bilimsel çalışmaların teşvik edildiği bir bayram olarak kutlanmaya başlandı. Son zamanlarda sağlık haftası olarak kutlanan bu bayram Türk Tarihi'yle aynı kaderi taşıyan bu bayram; anlamlı ve Milli bir bayramdır. Kıymetinin unutulmaması dileğiyle tüm sağlık çalışanlarına kutlu olsun…” dedi.


































Yorum Yazın