MEMOHABERİ TAKİP ET

memo

Bugun...
28-05-2018
Nihat Düzgün

Nihat Düzgün

Cumhur İttifakı Millet aklı, Ya sizin ki?

Türkiye’de seçmen 24 Haziran 2018’de geleceğini şekillendirecek tarihi seçim için sandık başına gidecek. Bu yarışta bir kişiyle de olsa öne geçip, ipi göğüsleme arzusunda olan partiler ve ittifaklar her yolu deniyor. Seçmen tercihini sandığa ne yönde yansıtacak bunu 24 Haziran akşamı göreceğiz. 

Bu tarihi seçim öncesi partiler 21 Mayıs’ta milletvekili aday listelerini YSK’ya teslim etti ve daha sonra bu listeler kamuoyuyla paylaşıldı. Aday listelerinin açıklanmasıyla birlikte AK Parti dışında seçime giren hemen her partide listelerle ilgi çatlak sesler duyuldu. Buraya kadar her şey normal görülse de benim kafama AK Parti ile ilgili Gaziantep özelinde oy kaybına dönük algı çalışması takıldı.

Neymiş efendim?
AK Parti bu aday listesiyle 24 Haziran’da büyük oy kaybına uğrayacak ve 7 Haziran 2015 Seçimlerinden çok daha kötü bir sonuçla karşı karşıya kalacakmış.

Duy da inanma!
Aday listeleri açıklanana kadar güzellemeler yapıp, methiyeler dizdikleri AK Parti ile ilgili düşünceleri listeler açıklandıktan sonra 180 derecelik bir açıyla değişen sözde AK Parti ve vatan sevdalılarının eleştiri ve yorumlarını şaşkınlık ve hayretle izliyorum. 
Eminim aynı şekilde AK Parti’nin Gaziantep’teki kurmayları da bu süreci dikkatle takip ediyorlardır. Zira listelerin açıklanmasıyla birlikte kastını, amacını ve hatta haddini aşan yorum ve eleştirilerde bulunanlar oldu. 

Gerçekten tam bir akıl tutulması…
Bu tutum ve davranış, seçmenin önüne çıkarılan AK Parti adaylarına haksızlık ve de saygısızlıktan başka bir şeyle izah edilemez. Bu siyaset mühendislerinin (!) karnesini 24 Haziran akşamı göreceğiz elbet. Siyaset ve toplum bilimcilere taş çıkartan (!) yapıcı olmaktan uzak, tamamen yıpratmaya dönük bu algı çalışmasından ne amaçlanıyor ve nasıl bir sonuç bekleniyor dersiniz?

Tabii ki AK Parti’nin Gaziantep’te oy kaybetmesi…
Neden derseniz?
Çünkü AK Parti’ye Gaziantep’te çekilen bu operasyon başka bir şeyle izah edilecek türden değil. 
Peki, bu çakma AK Parti ve vatan sevdalılarının gözlerini karartmalarına sebep ne dersiniz?
 
Bana kalırsa, tamamen duygusal!
Yani kişisel çıkarlar ve menfaat çakışması…
16 yıllık iktidarı döneminde elleri yağın-balın içinden çıkmayan, servetlerine servet katan, birçoğunun şuan bulunduğu makam ve mevkisini borçlu olduğu AK Parti’ye bu insanların biranda sırt dönmeleri nasıl yorumlanabilir/yorumlanmalı? 
Eleştirilerin liste yapılırken kentteki dengelerin gözetilmediği ve FETÖ ile mücadele de öne çıktığını iddia ettikleri ismin listeye konulmaması üzerinde yoğunlaşıp, şekillenmesi ise manidar! 

Hele bir Aydınlık Gazetesi haberi var. 
Evlere şenlik!
AK Parti kurmaylarının 24 Haziran seçiminin hemen ardından hiç vakit geçirmeden bu haberin kaynağını araştırması gerektiğini düşünenlerdenim. Haberde listeye konulan 14 milletvekili adayı ile ilgili ilginç ifadelere ve iddialara yer verilmiş. FETÖ ile iltisaklısı mı dersiniz, iflas etmiş ve işçilerinin tazminatını ödemeyen sanayici milletvekili mi dersiniz, şaibeli kayyum milletvekili adayı iddialarını mı, Ahmet Davutoğlu’na yakın olanını mı dersiniz. Belli ki Aydınlık Gazetesi’ne Gaziantep’i ve vekil adaylarını gayet iyi tanıyan birisi ya da birileri tarafından bilgi akışı sağlanmış.

Benim asıl kafama takılan bir şey daha var. 
O da; bu yorum ve eleştirileri yapanlar daha düne kadar ülkenin bekası için tek çare olarak gördükleri AK Parti’yi nasıl oluyor da yarı yolda bırakabiliyorlar. AK Parti’ye, Recep Tayyip Erdoğan’a olan sevdaları ve inançları nasıl oluyor da biran da bitiveriyor. 

Hani Söz konusu vatansa gerisi teferruat idi!
Hani AK Parti dava partisi,  sizler de dava adamı idiniz!
Şimdi siz diyeceksiniz ki, ‘Efenim bizim tepkimiz, hezeyanımız yine AK Parti için. İstiyoruz ki AK Parti oy kaybetmesin. Zaten oyumuzu da Reise vereceğiz!’

Tabi yersen!
Yemezler efendi tabii ki yemezler…
Seçime şunun şurasında bir aydan az bir süre kalmış, aday listeleri açıklanmış, geri dönüşü olmayan yola girilmiş ve sen bana hikâyeler okuyacaksın. 
Ben ki, 16 yıllık iktidarında girmiş olduğu hiçbir seçimde AK Parti’ye oy vermedim. 
AK Parti’ye ve yöneticilerine hiç mi hiç inanmadım.
Gördüm, duydum, hissettim herhalde.
Hep kandırıldıklarını düşündüm!
Hep başımıza bir çorap öreceklerini düşündüm…
Ama gelinen şu son süreçte, AK Parti’nin Cumhur İttifakı’ndaki rolünü, ittifakın da ülkenin geleceği için önemini kavramış birisi olarak sizlerin böylesine kritik bir süreçte AK Parti’yi yaralamak, oy kaybettirmek adına çabanızı da anlamaya/anlatmaya çalışıyorum.

Şimdi bu yazı sebebiyle üzerine bir şeyler alınacak olanlar varsa yine bu yazı aracılığıyla kendilerinden küçük bir ricada bulunacağım…
Lütfen, aslında ne yapmak istediğinizi karşılaşırsak önce bana sonra AK Partili belediye başkanlarına, belediye meclis üyelerine, İl ve ilçe başkanlarına, milletvekili adaylarına, cuma ve teravih namazı çıkışlarında sanayici-işadamlarına, iftar ve sahurda da ziyaret ettiğiniz kebapçı, çorbacı, çaycı, tatlıcı ve şerbetçiye de anlatın.

Anlatın, anlatın da yanlış anlaşılmayın!
Öyle ya, insanlar Cumhur İttifakı’nı Millet Aklı olarak biliyor. 
Anlatın ki sizinki neyin/kimin aklı herkes anlasın. 
Sonuçta, 25 Haziran’da yine siz yüz yüze bakacaksınız.
Alacak-vereceksiniz…
Bunun ihalesi, ruhsatı, tayini, ataması var.
Hepsinden önemlisi, selamı var.
İnsanların yüzüne bakacak yüzünüz olsun!
Değil mi ya…

MAKALE YORUMLARI


Muhittinoğlu

gazete manşetleri MemoNews
Memo News 1.Sayı

Memo News 2.Sayı

Memo News 3.Sayı

Memo News 4.Sayı

Kahve Molası

AKORT GAYRİMENKUL

NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU